ÜLKEM GAZETESİ / Aydın Üniversitesi Röportaj: Endüstri 4.0

ÜLKEM GAZETESİ / Selçuk Üniversitesi Röportaj: Risk Yönetimi
15 Mayıs 2017
ÜLKEM GAZETESİ / İş Süreçleri Yönetimi Konferansı
29 Mayıs 2017

ÜLKEM GAZETESİ / Aydın Üniversitesi Röportaj: Endüstri 4.0

11 Mayıs’ta Aydın Üniversitesi’nde katılmış olduğum seminerde “ENDÜSTRİ 4.0’A GEÇİŞ SÜRECİ”ni anlattım, sonrasında ise Mühendislik Fakültesi, Tekstil Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Vedat ÖZYAZGAN ile bu konudaki düşüncelerini öğrenmek üzere röportaj yaptım.
Endüstri 4.0, ilk olarak 2011 yılında Almanya’da konuşulmaya başlanmış ve günümüzde tüm ülkelerde uygulanması gereken bir devrim olduğu anlaşılmıştır. Bu devrimin daha kolay anlaşılabilmesi için bir kaç tanımlama yapmak gerekirse; “Teknolojinin günümüze kattığı bir dijital dönüşüm için strateji planıdır.”; “Gerçek dünyanın bilgisayar ortamında simule edilmesidir.”; “Kendi kendini yönetebilen akıllı fabrikalardır.”; “Bilişim teknolojisi ile endüstrinin bütünleşmesidir.” diyebiliriz. Şirketlerin bu devrimin içinde yer alabilmeleri için öncelikle stratejilerini ve kültürlerini bu bakış açısıyla oluşturmaları gerekir ki bu yüksek bütçeli uzun bir yolculuktur… Avantajı, minumum maliyet ve enerji kullanımı ile maximum hızda ve güvenilirlikte verimli bir çalışma şekli oluşturmaktır. Dezavantajı ise, gelişen otomasyon ile birlikte işsizlik oranının artacak olmasıdır ancak unutulmamalıdır ki her yeni iş modeli yeni iş pozisyonlarını da beraberinde getirir. Hatta bugünün çocuklarının %65’inin henüz keşfedilmemiş işlerde çalışacakları söylenmektedir.

Bahar YILDIRIM : Endüstri 4.0’a geçiş süreci nasıl olacak ?
Yrd.Doç.Dr. Vedat ÖZYAZGAN : Endüstri 4.0 ile sensörlerin, üretim araçlarının ve bilgi teknolojilerinin birbirine artarak bağlandığı sistemlere zemin hazırlayarak, tek bir şirketin ötesine geçen endüstriyel değer zincirleri oluşturacaklar. Siber-fiziksel adı verilen bu yeni bağlaşık sistemler, standart internet tabanlı protokoller kullanarak birbirleriyle etkileşip hataları öngörerek ve değişen şartlara uyum sağlayarak verileri analiz edecekler. Bu sistemler yaygınlaşarak daha hızlı, esnek, verimli süreçler oluşmasını sağlayacak ve daha yüksek kalitedeki malları, daha düşük maliyetle üretmeyi mümkün kılacaklar. Bahsedilen yapısal değişiklikler sayesinde, üretimde verimlilik artarken sanayide büyüme hız kazanacak ve beraberinde işgücü profilleri değişecek.
Üretim ücretleri, verimlilik, enerji maliyetleri ve döviz kurlarını dikkate alarak oluşturulan BCG Global Üretim Maliyeti Endeksi’nde, Türkiye 98 ortalama birim maliyet ile üretim yaparken, ABD 100, Almanya ise 121 ortalama birim maliyetle üretim gerçekleştirmektedir. Diğer bir deyişle, Türkiye’deki ortalama doğrudan üretim maliyetleri Almanya’nın % 23, ABD’nin ise % 2 altındadır. Bu analiz, Türkiye’nin küresel değer zincirinden pay almak ve ihracat platformunu güçlendirmek için sahip olduğu rekabet avantajının altını çizmektedir.
Yeni üretim teknolojilerini etkin biçimde yönetmek ve entegre olmuş dünyada gelirlerini arttırmak için şirketler şimdi sahip olduklarından daha yetkin bir işgücüne ihtiyaç duyacak. İşgücünün değişen yapısı nedeniyle, Ar-Ge, BT ve Otomasyon gibi teknik, Satış/Pazarlama gibi müşteriye değen fonksiyonların daha da yaygınlaşması gerekecek. Özellikle kapsamlı tasarım bilgisine ve dijital/BT yetkinlerine sahip çalışanlara olan talep artacak. Bu sayede şirketler daha nitelikli işgücü için yeni istihdam fırsatları doğurabilecek.
Şirketler, daha hassas ve kesin ürün tasarımı sayesinde sadece yüksek katma değerli ürün portföyüne sahip olmakla kalmayacak, aynı zamanda hata oranlarını ve fire maliyetlerini azaltacak. Geleceğin üretimi olan Endüstri 4.0’ın merkezinde üreticiler, tedarikçiler ve çalışanlar bulunacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Mesaj Gönder
Whatsappdan yaz
Merhabalar !